MEME İLE İLGİLİ GENEL BİLGİLER

Lacivert ve altı çizili kelimeler tıklandığında o konu ile ilgili bilgilere ulaşılacaktır.

Memenin yerleşimi ve yapısı
Memeye etki eden hormonlar ve memenin gelişmesi
Adet döngüsü ve yaşam boyu memede görülen normal değişiklikler

 

MEMENİN YERLEŞİMİ VE YAPISI

Lacivert ve altı çizili kelimeler tıklandığında o konu ile ilgili bilgilere ulaşılacaktır.

Memenin yerleşimi
Memenin yapısı
Meme ile koltuk altı ilişkisi

 

 

MEMENİN YERLEŞİMİ

Meme, göğüs ön duvarındaki göğüs kaslarının üstünde yerleşim gösteren bir organdır. Normal gelişimini tamamlamış bir meme, yukardan aşağıya doğru 2. kaburga ile 7. Kaburga arasındaki bölgede bulunur.  Memenin sınırları, orta hatta göğüs kemiğinin dış kenarına, yanda ise koltuk altının ön sınırından aşağı doğru indirilen çizgiye kadar uzanır (şekil 1). Bazen, bir miktar  meme dokusu koltuk altına kadar uzanabilir. Buna memenin koltuk altı kuyruğu (aksillar meme) adı verilir.

Şekil 1: Memenin sınırları ve kadranları.
memeyer


Meme hastalıklarının yerini belirtmek için meme şemaları kullanılır. Bu şemalarda memenin temel olarak 5 kadrana ayrıldığı görülür.  Buna göre; A (üst dış kadran), B (alt dış kadran), C (alt iç kadran), F (üst iç kadran), G ise meme başı ve çevresideki koyu renkli bölgeyi (areola) sembolize eder (Şekil 1). Memenin şekli ve büyüklüğü bireyden bireye göre değişir, hatta aynı bireyde bile iki meme arasında farklılıklar olabilir.

Anne karnındaki bebekte memeye ait dokular ilkel bir şekilde gelişir ve doğumdan sonra ergenlik çağına kadar memede gözle görülebilir bir gelişme ve büyüme olmaz. Bu devreden sonra çeşitli hormonların devreye girmesi ile memeyi oluşturan dokular hızla gelişmeye başlar ve meme büyür, ancak ilk gebelik oluşuncaya kadar meme olgun şekline gelemez.
Memenin şekli ve büyüklüğü temel olarak, içerdiği meme ve yağ dokusu miktarı, adet döngüleri, gebelik, süt verme ve menapoz evrelerinde değişimler gösterir. Bunlara daha sonra değinilecektir.

 

MEMENİN YAPISI

Meme süt salgılayan bir dış salgı bezi olup, çeşitli dokulardan oluşur. Memenin dış kısmını epitel dokusundan oluşan deri örter, daha sonra deri altı dokusu vardır. Meme dokusu temel olarak süt üreten ve epitel doku kaynaklı süt bezleri ve süt kanallarından oluşur. Bunların aralarında yağ ve bağ dokusu yer alır. Yağ dokusunun miktarı memenin şeklini ve büyüklüğünü belirleyen faktörlerden biridir. Bir çok süt bezi önce adacık şeklinde bir araya gelir (lobül). Adacıkların bir araya gelmesi sonucu ise lob adı verilen adalar oluşur. Bir memede 15-20 arasında ada (lob) vardır ve her birinin kendine ait bir süt kanalı vardır. Ana meme kanalı adını alan bu yapılar meme başına kadar uzanır. (Şekil 2). Ana süt kanalı, ait olduğu lobun içindeki lobüllere ait süt kanallarının birleşmesi ile oluşur (Şekil 3)

 

Şekil 2: Memenin genel yapısı

memeyapi

Şekil 3: Meme lobu; Süt bezleri ve süt kanalları.

memeelbul

     

  
Meme loblarınının arasında lobları bir arada tutan bağ dokusu, yağ dokusu ve memenin dik durmasını ve ciltle beraber hareket edebilmesini sağlayan asıcı bağlar yer alır (Şekil 2). Asıcı bağlar memenin arkasını örten zar ile cilt arasında uzanır.

Meme başı, hemen hemen memenin merkezinde yer alan bir çıkıntıdır. Üzerinde süt kanallarının açıldığı delikler bulunur. Meme başının etrafında kahverengimsi ve meme derisinden farklı bir görünümde olan bir bölge yer alır. Bu bölge areola olarak bilinir. Meme başı ve areola bölgesinin bebek tarafından emilmesi ile süt kanallarından meme başına ulaşan sütün dışarı alınması sağlanmış olur. Süt bezleri en yoğun olarak memenin üst dış kadranında bulunur (Şekil 1). Dolayısıyla bu bölge diğer bölgelere daha fazla yoğun ve sert olarak hissedilebilir. Genel olarak bakıldığında bu bölgede meme dokusuna ait hastalıkların biraz daha fazla olduğu görülür. 

 

MEME İLE KOLTUK ALTI İLİŞKİSİ

Koltuk altında lenf düğümü adı verilen yapılar vardır. Bunların sayısı  yaklaşık 50 tanedir. Meme dokusunda oluşan lenf adı verilen sıvı (ak kan ya da beyaz kan) lenf kanalı (beyaz kan damarı) isimli kanallarla lenf düğümüne ulaşır. Koltuk altındaki lenf düğümlerinden çıkan kanallar ise vücudun diğer yerlerinden gelen lenf kanalları ile birleşerek kalbe giden büyük kan damarlarına açılırlar. Koltuk altında bulunan lenf düğümleri ile meme arasındaki ilişkinin önemi meme kanserlerinin bu düğümlere yayılabilmesidir. Memede oluşan kanser hücreleri önce lenf kanalları aracılığı ile lenf düğümlerine, buradan da kana karışarak çeşitli bölgelere gidebilirler. Dolayısıyla meme kanserinin hangi evrede olduğunun belirlenmesinde en önemli nokta koltuk altı lenf düğümlerine kanserin yayılıp yapılmadığının belirlenmesidir. Bu nedenle meme muayenesi sırasında koltuk altının da dikkatli bir şekilde muayene edilmesi kuraldır.  

MEMEYE ETKİ EDEN HORMONLAR VE MEMENİN GELİŞMESİ

Lacivert ve altı çizili kelimeler tıklandığında o konu ile ilgili bilgilere ulaşılacaktır.

Memeye etki eden hormonlar
Memenin gelişmesi ve gelişimsel anormallikleri

 

MEMEYE ETKİ EDEN HORMONLAR

Memenin gelişmesini ve işlevini etkileyen bir çok hormon vardır. Bunlardan östrojen ve progesteron adlı hormonlar kadınlarda yumurtalıklarda üretilerek kana salınır ve memeye ulaşarak etkilerini başlatırlar. Östrojen hormonu meme süt kanallarının gelişmesinden sorumluyken, progesteron hormonu süt bezlerinin gelişmesinden sorumludur. Bu iki hormon beyinin özel bir bölgesinden (hipofiz; pituiter) salgılanan ve kısaca FSH ve LH olarak bilinen hormonların etkisi altındadır. FSH ve LH'nın kandaki düzeyi yükselince  progesteron ve östrojenin üretim ve salınımı artar, buna karşın kanda östrojen düzeyinin yükselmesi FSH ve LH yapımını azaltır.

 

Yine beyinin aynı bölgesinden (hipofiz; pituiter) salınan prolaktin ve oksitosin adlı iki hormon da meme üzerinde etkilidir. Bunlardan prolaktin adlı hormon gebeliğin son dönemlerinde ve doğumdan sonra memede süt üretimini  başlatır. Oksitosin ise süt bezlerinde üretilen sütü, süt kanallarına doğru akıtılmasını sağlar.

Bu hormonlar dışında memenin gerek yapısı gerekse işlevini etkileyen diğer hormonlar da vardır, ancak bunlara değinilmeyecektir.

 

 

MEMENİN GELİŞMESİ VE GELİŞİMSEL ANORMALLİKLERİ

Anne karnındaki bebekte meme dokusuna ait yapılar ilkel bir şekilde gelişir. Yeni doğan bir bebekte ilkel süt kanalları meme derisindeki küçük bir çöküntüye açılmış durumdadır. Erken çocukluk everesinde bu çöküntü dışa doğru büyüyerek meme başını oluşturur. Bu evrede oluşan bir aksaklık meme başının içe dönük olarak gelişmesine neden olur. Yeni doğan bebeklerde anneden gelen hormonların etkisiyle meme bezlerinde geçici bir büyüme olabilir ve cadı sütü adı verilen bir süt de salgılanabilir.

Normalde yeni doğan bebeklerde memenin yapısı erkek ve kız çocuklarında hemen hemen aynıdır ve meme bezleri henüz gelişmemiş olup meme dokusu esas olarak ince süt kanalarından ibarettir. Kadınlarda ergenlik çağına gelindiğinde yumurtalıklardan salgılanan östrojen ve progesteronun artması ile meme gelişmeye başlar ve meme dokusunu oluşturan tüm elemanlar çoğalır. Bu devredeki meme bile henüz olgun meme değildir ve faal olmayan (inaktif) meme olarak adlandırılır. Olgun meme evresi ancak gebelik ve süt verme devrelerinde oluşur ve bu devredeki meme faal (aktif) meme olarak adlandırılır. Bu durumdaki memenin özelliklerine daha sonra değinilecektir. 

Yukarda ana hatları ile açıklanan meme gelişim evrelerinden herhangi biri veya birkaçında aksaklık olması memeye ait bazı anormalliklerin  ortaya çıkmasına neden olur. Bu bağlamda doğuştan bir ya da her iki meme olmayabilir (amasti). Bir memenin gelişememesi daha sık görülür. Çocukluk çağında memenin zedelenmesi (travma), memede iltihap ya da  apse oluşması, radyasyon tedavisi ya da gereksiz yapılan biyopsiler sonucunda  meme yeteri kadar gelişemeyebilir (hipoplazi). Buna karşın bazı bireylerde bir ya da her iki meme aşırı derecede büyük olabilir.

Birden fazla meme başı olması (aksesuar meme başı) diğer bazı doğumsal anormaliklerle beraber görülebilir. Benzer şekilde birden fazla gelişmiş meme olabilir (aksesuar meme). Her iki anormallik koltuk altından başlayan, meme başından geçen ve kasığa kadar uzanan bir hat üzerinde olabilir. Bu hat meme süt hattı olarak bilinir.

 

 

ADET DÖNGÜSÜ VE YAŞAM BOYUN MEMEDE GÖRÜLEN NORMAL DEĞİŞİMLER

Lacivert ve altı çizili kelimeler tıklandığında o konu ile ilgili bilgilere ulaşılacaktır.

Ergenlik ile ilk gebelik arası sürede memedeki değişimler
Gebelik süresince memedeki değişimler
Süt verme evresinde memedeki değişimler
Menapozda memedeki değişimler

 


ERGENLİK İLE İLK GEBELİK ARASI SÜREDE MEMEDEKİ DEĞİŞİMLER 

Bu dönemlerde meme bezleri genel olarak az hacimli, buna karşın süt kanalları daha belirgindir (Şekil 4A). İki adet ortası civarında yumurtlama ile östrojen ve progesteron hormon düzeyleri artınca süt bezlerinde büyüme, süt kanallarında gelişme başlar ve bir miktar süt bile oluşabilir ancak bu çoğunlukla meme başına ulaşmaz. Ayrıca meme bağ dokusunda artma ve sıvı birikimi olur, meme sert, şiş ve duyarlıdır. Bu evre aslında gebeliğe hazırlanma evresidir. Bu evrede gebelik oluşmazsa, hormonların düzeyi azalmaya başlar ve adet dönsünün sonunda adet kanaması oluşur. Meme dokusundaki tüm yapılarda oluşan  büyüme geriler ve meme tekrar eski yapısına döner. Çocuk doğuran bir kadında adet döngüleri tekrar başladığında yukarda tanımlanan değişimler tekrar başlar. Tek fark meme artık olgun bir memedir ve gebelik geçirmemiş bir memeye göre süt bezleri daha yoğun olarak bulunur.

 

 

GEBELİK SÜRESİNCE MEMEDEKİ DEĞİŞİKLİKLER

Gebelikle beraber yumurtalıklardan ve bebegin eşinden (plasenta) salgılanan hormonlar nedeniyle süt bezleri ve süt kanalları çoğalmaya başlar ve memede bulunan yağ ve bağ dokusunun yerini büyük ölçüde doldurur (Şekil 4B). Amaç doğumla beraber süt yapımını arttırmaktır. Gebeliğin son üç ayında süt kanalları kolostrum adı verilen bir sıvı ile dolar. Bu sıvı doğumla beraber çocuk tarafından emilebilir haldedir ve annede var olan antikorların çocuğa geçmesine aracılık eder. Bunun amacı bağışıklık sistemi henüz tam gelişmemiş olan yenidoğan çocuğu bir süre için de olsa korumaktır. 

Şekil 4: Memede oluşan değişimler. A;Gebelik öncesi erişkin devre, B;Gebelik devresi, C;Süt verme devresi, D; Menapoz.
memedegis

  

SÜT VERME EVRESİNDE MEMEDEKİ DEĞİŞİMLER

Doğumu izleyen devrede meme dokusu süt bezleri ve süt kanalları açısından en yoğun devrededir (Şekil 4C) Bu evreye girilirken progesteron ve östrojen düzeyleri göreli olarak düşmeye başlar ve süt yapımını sağlayan prolaktin adlı hormon düzeyi artar. Bezlerde üretilen sütün ana süt kanallarına doğru akmasını sağlayan oksitosin adlı hormondur. Çocuğun memeyi emmesi ya da memenin sağılması hem prolaktin hemde oksitosin düzeyini yükselterek sütün devamlı üretilmesine ve kanallara doğru akmasına neden olur.

Bebek sütten kesilince bu iki hormonun düzeyi azalırken kanallarda kalan sütün basıncı ile süt bezleri hem süt üretemez hem de  süt bezlerinin sayısı azalmaya başlar ve meme gebelik öncesindeki evreye benzer bir duruma gelir.

 


MENAPOZDA MEMEDEKİ DEĞİŞİMLER

Bu evrede yumurtalıklardan salgılanan östrojen ve progesteron düzeyi azalır. Böylece bir yandan süt bezlerinin etrafındaki bağ dokusu belirginleşirken ve süt bezlerinin yerini yağ dokusu kaplar (Şekil 4D).